Fiziksel Bir Ürünü Dijitalleştirme by ANIL ARGUN

Nedir bu Fiziksel Ürün?

Aslında elle tuttuğun, gözle gördüğün her ürün fiziksel üründür. Bu fiziksel ürünleri hayatımızın içinde her gün görüyoruz, her gün karşılaşıyoruz. Peki bunları nasıl satın alıyoruz, nasıl temin ediyoruz? Kimimiz, fiziksel mağazalardan veya satış noktalarından, bazılarımız ise internet üzerinden. Peki, tüketici olarak hangi yolla satın almalarınızdan daha memnun kalıyoruz? Digital Dünya’da gördüğümüz ürünler ile, fiziksel mağazalardan satın aldıklarımız arasında benzerlikler var mı? Yazımızda bunların cevaplarını arıyoruz.

Ürünün Dijitalleştirilmesi

Bir ürünü nasıl dijitalleştirirsiniz? Hangi adımlarla ürün kimliğine dijital bir kimlik daha ekleyebiliriz?

Başlıyoruz.

1 - Fiziksel bir ürüne ihtiyacınız olacak. İster üretim yapın, ister yaptırın, ister satın alın, ama mutlaka bir fiziksel ürününüz olsun. Tshirt, kalem, tablo, çiçek ne olursa artık. Bu ürünleri seçerken; arz - talep ilişkisini çok iyi kurmanız gerekecek. Dijital Dünya’da ne istenyor? Müşteri neye ihtiyaç duyuyor? İnternet üzerinden Tshirt satmak ile kaymak satmak arasında okyanuslar var. Kaymağı ne kadar da iyi muhafaza etseniz bile; tüketicinin kafasında ‘‘ Kaymak kolay bozulur ‘‘ düşüncesi var. Bunu kırmak imkansız olduğu için, fiziksel ürününüzü seçerken bir çok maddeye dikkat etmeniz gerekecek. Bunu da başka bir makalemizde ele alırız :)

2 - Ürünü müşterinize gösterebilmek ve sunmak için, ürünü fotoğraflaştırmanız gerekir. Bu konuda yazmış olduğumuz Digital Dünya için Doğru Görseller Neden Önemli yazımızı okuyabilirsiniz. En önemli konulardan biri de doğru görseller ile müşterinin önüne çıkmaktır. Müşterinin, ürüne ulaşabilme ve erişebilme hissiyatini yaşaması gerekir.

Ürünün Fotoğraflaşması

Ürünün Fotoğraflaşması

3 - Ürün fiyatlandırmanızı gözden geçirmeniz gerekir. Dijital Dünya, yüksek fiyatları ürünlerin pek tercih edildiği bir dünya değil. E-ticareti gelişmiş ülkelerde de aynı tercihler yapılıyor. ‘‘İnternet’te daha ucuzdur, eve gidince bakarım’’ dediğinizi duyar gibiyiz. Ucuz ve pahalı kelimeleri göreceli tanımlamalardır. Ancak, müşteriler internet alışverişlerinde düşük fiyatlı ürünleri daha çok tercih edebiliyorlar. Bu konuda dersinize iyi çalışın. Tedarikçilerinizi veya üretiminizi gözden geçirin. Düşük fiyatlı maliyetler size yüksek karlar olarak dönecektir.

Evet, ticarette fiyatlandırmayı hem siz hem de piyasa belirler. Hedef fiyatınızı iyi belirleyin. ‘‘10 TL’ye mal ediyorum, bana 3 TL yeter, 13 TL’ye satayım’’ demek bazen doğrudur bazen ise yanlıştır. Siz 13TL’ye satarken, rakipleriniz 39 TL’ye satıyorsa müşterileriniz sizden uzak duracaktır. En azından rakiplerinize yaklaşmanızda fayda vardır.

4 - Ürün, fiyatı ve fotoğrafı hazır. Peki, biz bunları nerelerden satacağız? İşte bu konuda da tercihler sizlere kalmış durumda. Bu konularda Ticaret algınıza ve bilginize güvenebilirsiniz. Kendinize ait bir elektronik alışveriş sitesi olabilir. Her kuralı, her görseli, her fiyatı kendi istek ve görüşlerinize göre düzenleyebilirsiniz. Ancak, bu internet sitesi koca bir okyanusta hamsi yavrusuna benzer. Büyütmek, geliştirmek ve kabul ettirmek, zaman ve bütçe gerektirir. Öyle bir bütçeniz ve zamanınız var ise hiç beklemeyin işe koyulun deriz. Bu, ‘bana göre bir yöntem değil’ derseniz ise, pazaryerlerinde satabilirsiniz. Amazon, Trendyol, Etsy vb. pazaryerlerinde ürünlerinizi sergileyebilir ve kazanç elde edebilirsiniz. Buna benzer oluşumlar ise sizlerden aylık ücretlendirmeler veya sattığınız ürünlerden komisyonlar almakta. Hangisine bütçenizi ayıracağına siz karar verin.

5 - Ürünlerinizi eklediniz ve siparişler gelmeye başladı. Gönderimlerinizi yönetmek, iadelerinizi kabul etmek için hazır mısınız? Stok yönetimi konusunda teknolojiyi ne kadar kullanıyorsunuz? Kısaca Operasyon olarak tanımladığımız işlemlerde nasılsınız? Öncelikle Stok Yönetimi bu oyunun kalbi. Ürününüze hakim olma şartınız var. Depolama konusunda hiç bir eksiğinizin olmaması gerekir. Müşteriler ile iletişime geçmekten çekinmemeniz gerekir. Müşterilerin taleplerini kapasiteniz karşısında karşılamanız gerekir.


5 adımda anlatmaya çalıştığımız bir ürünün dijitalleşmesinin çok daha fazla detayı var. Ancak genel şartları ile çerçeveyi oluşturduk. Resmi çizmek sizin elinizde.

Dijital Dünya için Doğru Görseller Neden Önemli? by ANIL ARGUN

Dijital Dünya için Doğru Görseller Neden Önemli?

 

‘Bir fotoğraf 1000 kelimeden daha mı değerlidir?’ Cevabım:  ‘evet, tabii doğru görsellerse’

 

Günümüzde, insanların karşılaştıkları bilgilere en fazla 9 saniyeden daha az konsantre oluyorlar. Bu nedenle kelimeleri anlamaktan çok bir görseli yorumlamak insanoğlu için daha kolay oluyor.

Beynimizin büyük bir kısmı görsel bilgileri yakalama konusunda başarılı ve inanılmayacak hızla anlamlandırabiliyor. İnsan beyni önceden gördüğü veya bilgidiği bir bilgiyi sadece 100 milisaniyede farkına varıyor. Bu nedenle iletişeme geçmenin yolu temelli stratejiler oluşturmak.  Ben bu Yeni Dünya’ya; ‘ Görsel Dünya’ diyorum.

 

Müşterilerin Dikkatini  Çeken Görseller Oluştur

Dijital Dünya yeterince bilgiye sahip ve oldukça kalabalık. Bu nedenle takipçilerinin dikkatini çok hızlı çekmelisin. Doğru zamanda doğru anda karşısına az kelime ve doğru bir görsel ile çıkmalısın.

İnsan Beyni, karşısına çıkan bir bilgide, kendini ilgilendiren bir veri olup olmadığını inceler. Buna görsel renkleri, ne yazdığın, görsel içeriğine kadar her noktaya sadece 4 saniyeden daha az bir sürede karar veriyor. ‘bu bana lazım mı’ sorusuna sadece 4 saniyede karar veriyor. Mesela, bir lise öğrencisine, evil-çocuklu bir aile fotoğrafı paylaşmaman gerekir.  Asında yolun başında müşteri kitleni iyi tanıman gerekir. O konuya da başka bir yazım da yer vereceğim.

Etkili bir Görsel İçin Gerekli Bilgiler

Takipçinin veya müşterinin dikkatini çekebilen fotoğraflara en kolay sen karar verebilirsin. Özellikle  sosyal medyada en çok etkileşim alan görsellere benzer iletiler veya paylaşımlar yapmalısın. Stok fotoğraflardan, başarılı bannerlardan, bilgi-grafiklerinden ve memeslerden faydalanabilirsin.

Sayfa veya hesabının genel içeriğini dönem dönem değiştirmen gerekebilir çünkü seni takip edenler, ‘hep aynı şeyler’ söyleminden uzaklaşırsın. Müşterilerinin, ‘yeni ne var?’ sorusunu hatırlar gibisin değil mi?

Ayrıca eğer kişisel bir hesap kullanmıyorsan ya da bireysel anlamda takipçilerin ile etkileşime girmiyorsan, hizmet veya ürün sağlayan bir kurumsan ‘selfie’ çekimlerinden uzak dur. Müşteri gözünde, samimiyet ile kurum çizgisi arasında git geller yaşanabilir.

Görseller Daha Çok Hatırlanabilir Bilgiler İçeriyor

Araştırmalara göre insanlar 72 saat önce duydukları bir bilginin sadece %10’u hatırlıyorlar. Fakat, 3 gün önce gördüğü bir görselin %65 hatırlayabiliyor. Aslında müşteriye ulaşma yönetmlerinizi sadece bu bilgiyle bile değiştirebilirsin. Son 20 yıldır görsel tabanlı uygulama veya dijital platformların başarısı ortada. Geleneksel stratejiler şekil değiştirmediği sürece yok olmaya yakın.

Benzer Dijital Platformlarda İstikrarlı Marka Kimliğin Olsun

Dijital platformlarda istikrarlı bir yol seçmenin en önemli noktası kurum kimliğinize sadık olmanız gerekiyor. Müşterilerin veya takipçilerin Facebook’da gördüğü görseller ile Pinterest’de karşılarına gelenlerin arasında bir ilişki kurmalı. Her platforma aynı içerikleri oluşturmamalısın. Instagram ile Tumblr arasında farkları bilerek, stratejiler yaratmalısın. Ancak kurumuna ait renkler ve bilgiler her noktada aynı olmalı ki, takipçilerin seni tanımlayabilsin.

Dijital Platformlarda görsel içerikleri oluştururken yukarıda sıraladığım bilgiler dışında da kendi yorumlarını katman gerekebilir. Sonuca ulaşabilecek en doğru stratejileri seni sen yapan detaylarda saklı olacaktır. Satışlarının artması dileğiyle.